CORLUTICARET.NET » YAZILAR
(S)AYIKLADIKLARIM

 (S)AYIKLADIKLARIM
 

Erdinç LAFÇI
ÖYKÜNÜM
erdinc.lafci@corluticaret.net
 

GÜNCELLEME: 23.11.2006 OKUNMA : 2689
Güney Kore ve Japonya’nın 4 yıl önce ortak düzenlediği dünya kupasında, saha dışında yaşananların konu edildiği bir belgesel/haber program izliyorum. Programda nostaljik görüntülere de yer verilmiş. Ellerinde Türk bayrakları ile yürüyen Güney Kore ‘li insanlardan birini çevirip soruyor muhabir;

- Türkleri neden bu kadar çok seviyorsunuz?

Koreli nin cevabı ile birlikte nereden geldiğini anlayamadığım, beklenmedik bir yumruk yemiş gibi dağıldım.

-Türkleri çok seviyorum. Çünkü onlar bizim için canlarını feda etmekten kaçınmamış kahraman insanlardır.
Diyordu yaşlı adam. 1950 yılında Kore’ye asker gönderişimizi kastederek.

Görünüşleri, dil yapıları, tonlama özellikleri itibariyle her zaman neşeliymiş gibi duran Uzakdoğu efradının konuşması bu kez nasıl saygılı ve yarı ağlamaklı bir ses tonuna dönüşüvermişti?

Gözlerim doldu, ürperdim. Bu küçücük adamın çekik gözlerindeki ifade boğazıma yutulması güç bir tortu bıraktı. Yarım asır önce yaşanmış, zaten bildiğim, hatta sebepleri ile ilgili eleştirel yaklaştığım, resmi tarihimizin “insanlık idealleri uğruna oradaydık” dediği bu olay beni şimdi neden böylesine sarsıyordu? İlk bakışta anlam veremediğim reaksiyon için bulduğum cevap resmi açıklamaların içinde yer alan bir kelimeden ibaretti. İnsanlık. Beni böylesine etkileyen şey içimde kuytu köşelere terk ettiğim vefa duygusuyla bir anda burun buruna gelişimdi belki de. Başlamak üzere olan büyük depremin öncü sarsıntısıydı bu aslında. Altında kaldığım ilk enkaz “vefa” oldu. Sonra özlemek, sevinmek, kıskançlık, üzüntü gelecek…Hatta belki de öfke ve diğerleri. Enkazın altından dışarıya uzatacağım eli her seferinde bir başka deprem tutacak.

Karanlıkta belli belirsiz gölgeler gibi içimde dolaşan duygularım var benim. Yıldızlı, sakin gecelerde sadece varlığından haberdar olmakla yetindiğim, ardına düşmeyi hiç aklımdan geçirmediğim karartılarım var. Ama bir şimşek çakmaya görsün. Bütün unutulmuşlarım içime birer yıldırım gibi düşerler. Çoktan öldüğünü sandığım taraflarımın fotoğrafı yapışır aklımın duvarlarına. Az sonra kopacak gümbürtüyü beklemeye başlarım. Bütün bu hengame, insanlığımın kendine has çağrısıdır aslında. Böyle zamanlarda aklıma hep “simyacı” nın “en karanlık an güneş doğmadan önceki andır” sözü gelir ve ben aydınlığı beklemeye koyulurum. Kendi kaosumun sabahına vardığımda ise gönlümün “tavan arasında” oturup küçük pencereden içeriye sızan ışıkta, unutulmaya yüz tutmuş o insancıl duygularımın resmi geçidini izlerim. Ne kadar özlediğimi ancak kavuştuktan sonra anlayabildiğim dostlarımla hasret gideririm.

Az rastlanır oluşlarından dolayı artık erdem kabul edilmeye başlanan bu duyguların kapısında dikilen kerberos canavarının adını ise “gündelik yaşam” koymuşuz. Nasıl davranmamız gerektiğine gündelik yaşam karar veriyor. Artık ne sevinçlerimiz bize ait ne de kederlerimiz. Bir bakış, bir duruş, bir mimik gerektiğinde aklımızın yol haritasında ilk durak “dışarıdan nasıl görüneceği” oluyor. Buna göre de çoğu zaman kendimize ait olan davranışı değil de karşı tarafın bizden beklediğini düşündüğümüz davranışı sergiliyoruz.

Magazin kültürünün, her kelimesi kanserli birer hücreye benzeyen jargonu içerisinde hatırı sayılır itibara sahip olan “vefasızlık ve nankörlük” laflarının son zamanlarda bu kadar popüler olmasının hikmeti nedir? Neden herkes televizyonda, gazetelerde, şarkılarda birbirini vefasızlıkla itham ediyor? Nedenini ben söyleyeyim. Bütün ilişkilerimizi ticari bir zihniyetin çarklarına teslim etmişiz. Her verişten mutlak bir alış beklentisi duyuyoruz. Bize dayatılan yozlaşmanın neticesi olarak faydacılık künyemize derin çizgilerle kazınıyor. Her yakınlaşmamızda, attığımız her adımla birlikte karşı tarafa duygusal boyutta bir fatura kesiyoruz. Daha sonra onun atacağı adımları bekleme zahmetinde bulunmadan veya attığı adımları görmezden gelerek yakaladığımız ilk fırsatta mahsuplaşmayı talep ediyoruz. Karşı taraf böyle bir “ödeşme” için hazırlıklı değilse onu dünyanın en nankör adamı ilan edip yerden yere vuruyoruz.
    BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR
YORUM YAPAN : Adem ÖZAY      TARIH : 05.12.2006
duru bir akıl, insanlık dolu bir yürek buldum satırlarınızda. ne güzel bir dilimiz varmış, yetkinlikle kullananları okuyunca anlıyor insan. kaleminize sağlık, yenilerini okuma keyfinden bizi mahrum bırakmazsınız umarım

YORUM YAPAN : ismail dürmüş      TARIH : 01.12.2006
Yazınız müthiş etkileyici,bu ne güzel bir türkçe ne güzel bir anlatım, yaşattıklarınız ve hatırlattıklarınız için size teşekkür eder, çalışmalarınızın devamını dilerim.

YORUM YAPAN : Türker Karataş      TARIH : 28.11.2006
Gerçekten çok iyi bir konuya değinilmiş kaybettiğimizi sandığımız ama hep içimizde olan değerleri orataya çıkarmamız gerekiyor. Yazı için teşekkürler..

YORUM YAPAN : Ayşe İZMİR      TARIH : 27.11.2006
Gelmiş olduğumuz bu noktada yaşam anlayışımızın hoş olmayan değişimi huzursuzluk verici tabiki.Kazandıgımız ve kaybettiğimiz değerlerimiz.Ama yazınızda belirttiğiniz gibi "En karanlık an güneş doğmadan önce ki andır" Yazınız için Teşekkürler ..

   YORUM YAPIN

 
    EDITÖRE AIT SON 15 YAZI   Bu Editöre Ait Tüm Yazılar
    - KUNDAK   (22.03.2009)
    - BAHARIN ŞARKISI   (14.05.2007)
    - BÖCEK GİBİ GÜZELDİ*   (08.03.2007)
    - GRİ   (05.03.2007)
    - HEPİMİZ KAÇ TANEYİZ?   (09.02.2007)
    - ŞARKI HALİNDE KAL   (22.01.2007)
    - VURULDUM AKLIMIN ORTA YERİNDEN   (08.01.2007)
    - VAKİTSİZ YORULDUK   (20.12.2006)
    - SAÇLARINA TUTUNDU DÜNYA   (13.12.2006)
    - KÜÇÜK KALSAYDIK KÜÇÜLECEĞİMİZE   (05.12.2006)
    - (S)AYIKLADIKLARIM   (23.11.2006)
Yazarın Tüm Yazıları

 

 












Siz de Mail Listemize Katılın

Listemize katılarak en son
haberleri bültenler halinde düzenli olarak alabilirsiniz.

 
Alışveriş Merkezleri | Ambalaj | Bilgi Teknolojileri | Çiçekçilik | Danışmanlık | Dayanıklı Tüketim | Denizcilik | Deri Sanayi ve Ürünleri | Diğer Sektörler | Eğitim | Eğlence | Elektrik - Elektronik | Enerji | Ev Ve Bahçe Aksesuarları | Finans | Fotoğraf Ve Sanat | Gayrimenkul | Gıda | Hayvancılık | Hazır Giyim | Hırdavat / Nalburiye | Hizmetler | Inşaat / Yapı | İklimlendirme Sistemleri | İthalat / İhracat | Kamu Kurumları | Kırtasiye / Basım | Kimyasal Madde | Kişisel | Makine / Metal | Market / Mağaza | Matbaa Ve Yayıncılık | Meslekler / Dernekler | Mobilya | Orman Ürünleri | Otomotiv Ve Yan Sanayi | Oyuncak | Pazarlama | Plastik | Reklamcılık | Sağlık | Sigorta / Resürans | Sivil Toplum | Süs Eşyaları | Takı / Aksesuar / El Sanatları | Tarım Ve Ziraat | Taşımacılık / Lojistik | Tekstil / Giyim | Telekominikasyon | Tıp / Sağlık | Turistik İşletmeler | Üretim Sanayi - KOBİ | TÜM SEKTÖRLER |

CorluTicaret.Net Hakkında  |  İletişim  |  Sıkça Sorulanlar  |  Reklam Programları  |  Özel Firma Üyeliği
 
 
 
©2006 CorluTicaret.Net.Tüm Hakları Saklıdır.Sitede Geçen Tüm Yazı, Döküman v.b Kaynakların
 Izinsiz Kullanılması Suçtur ve Sitede Adı Geçen Firmaların Tüm Bilgilerinden Sadece Ilgili Firma Sorumludur.
Ayrıca Bkz. Gizlilik & Güvenlik Politikası
Çorlu Web Tasarım
spektra