CORLUTICARET.NET » YAZILAR
BİLGİ TOPLUMU

 BİLGİ TOPLUMU
 

Murat SEVGİ
HAYATA DAİR
mental@um.turkcell.com.tr
 

GÜNCELLEME: 03.04.2007 OKUNMA : 3308

21. YY. BİR DEVRİMİN EŞİĞİNDE.
BİLGİ TOPLUMU DEVRİMİ'NE giden yolda Mevzuat mücadelesi...

             Türkiye "Bilgi Toplumu" olma yolunda hızla ve kararlı adımlar ile yürüyor...
             Bu yürüyüş, AĞIR VE DERİN bir kararlılıkla sürüyor.  Son 10 yılda her geçen gün daha da hızlanıyor.  Ama bu hız, yetişmeye çalıştığımız trenin hızı ile kıyaslandığında çok yavaş ve yetersiz kalıyor. 

            İşte mücadelenin en önemli, direnç noktaları yasa ve mevzuatın direncinin kırılması.  Uygun yasa ve yönetmeliklerin gerekliliği engelleri ortadan kaldırmak için büyük önem oluşturuyor.
            Mutlak ve mutlak olacak dediğimiz bazı işlemler hukukun çeşitli kanallarında uygunluk testlerine giriyor.  Olması gereken de bu!
            Ama hukuk bilgisi ile bilgi teknolojisi gemisi nasıl çalışır anlamak güç.  Ülkemizde hem hukuku, hem de bilgi teknolojisini bilen uzmanlara ihtiyaç var.  Ülkemizde hem bilgi teknolojisini, hem de güvenliği bilen insanlara da ihtiyaç var.

            Bu güne kadar yapıldığı gibi boş kalan kadroları komşu bakanlıklardan doldurularak bazı işler kotarılabilir...  Ama bilgi teknolojisi bu tip işlere benzemez.
            Burada bürokrasiye iş düşüyor mu? Derseniz büyük iş düşüyor.  Aslında yapacağı tek bir iş var.  Her zaman ki gibi beklemek!  Bürokrasi canavarı kendi sonunu acı bir donukluk içinde seyrediyor.  Yok edilişinin an ve an yaklaştığı görüyor...

            Bilgi teknolojisi egemen bir hale geldiğinde, bürokrasinin ve onu oluşturan kadroların kişisel gayretlerine gerek kalmayacak.  Bilgisayarlar hiç durmadan, yemeden, içmeden, sıkılmadan, ilk günkü şevk ve heyecanları ile, izin alıp tatile gitmeden O ZOR VE MEŞAKKATLİ işleri halledecekler.

            Böylece yorgun ve stresli bedenlerini dinlendiren bürokratlar, kapasitelerini dengeli kullanabilecek, kendilerine uygun, daha vasıfsız işlere yönelecekler.  Devrimin son aşamasında bürokrasi tamamen çöpe atılırken, onu oluşturan bürokratlara da bir güzellik düşünülür herhalde...

            21'inci YY. tıpkı Mustafa Kemal ve arkadaşlarının 20'nci YY. da yaşadığı büyük mücadelenin benzerini yaşayacak bir neslin geldiğini müjdeliyor.

            Mevcut hantal ve çürümüş bürokratik sistem, Osmanlının son günlerindeki hanedanın İngilizlere ve işgal güçlerine boyun eğmesi gibi kendini teslim etmiş durumda.
            Tek farkla!  O fark işgalcinin bölme ve yok etme güdüsü ile değil.  Yüceltme ve imar etme güdüsü ile...  Hükümetler, rejimler ve politikalar üstü bir olay dakika, dakika işliyor... bir saatin tik takları gibi.  Birer kum tanesi gibi,  dantel gibi işleniyor tüm kurum ve kuruluşları ile Türkiye Cumhuriyeti sanal alemde boy göstermeye hazırlanıyor...

            Bu süreçte olup bitenlerin tümü yeni sistemin gereklerine göre yeniden, yeniden, yeniden şekillendiriliyor...

            Yapılan düzenlemeler:

 1) 25 Aralık 2003 tarihli ve 5035 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

             5035 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 11 inci maddesiyle getirilen 3065 sayılı Kanuna eklenen geçici 20’nci madde ile 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesi sayılan yerlerde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerine katma değer vergisi istisnası tanınmıştır. 

2) 16 Temmuz 2004 tarih ve 5228 Sayılı Bazı Kanunlarda ve 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

             5228 sayılı kanunun 3 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanunun 28 inci maddesine eklenen hüküm ile Vergi beyannamelerinin elektronik ortamda gönderilmesi ve gönderilen beyannamenin tahakkuk fişinin elektronik ortamda hazırlanabilmesi imkanı sağlanmıştır. Söz konusu tahakkuk fişinin elektronik ortamda gönderilmesinin aynı zamanda vergi mükellefine tebliğ yerine geçeceği hükmü konulmuştur. 

            Yine 5228 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle değişik 89 uncu maddenin 9 numaralı bendi ile Yeni teknoloji arayışına ilişkin Ar-Ge harcamalarının yüzde 40’ı oranında Gelir Vergisi  indiriminin yapılması sağlanmaktadır. 

3) 13 Temmuz 2004 tarih ve 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu

             5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7’nci maddesinin ‘h’ bendi ile Büyükşehir belediyelerinin görev ve sorumlulukları arasına “Coğrafi Kent Bilgi Sistemleri”ni kurmak eklenmiştir. 

4) Vergi Usul Kanunu 340 Sayılı Genel Tebliği

             Vergi Usul kanunu 340 Sayılı genel tebliği ile 5228 sayılı kanunla getirilen Vergi Usul Kanunundaki Elektronik Beyanname sisteminin uygulanmasına dair usul ve esaslar düzenlenmektedir. 

5) Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı

Kısa bir süre içerisinde yasalaşması beklenen tasarıda kişisel verilerin işlenmesinde, kişiliğin, temel hak ve özgürlüklerin korunması, kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin uyacakları esas ve usullerin düzenlenmesi yapılmaktadır. Ayrıca bu tasarıyla verilen görevleri yapmak amacıyla Kişisel Verilerin Korunması Kurumu ve Kurulunun kurulması öngörülmektedir. 

6) 15 Ocak 2004 tarih ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu

             Bu Kanun ile elektronik imzanın hukukî yapısı, elektronik sertifika hizmet sağlayıcılarının faaliyetleri ve her alanda elektronik imzanın kullanımına ilişkin işlemler yasal çerçeve altına alınmıştır. 

7) 26 Haziran 2001 tarih ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu

             Bu Kanunun amacı ülkemizde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri kurulmasını teşvik ederek, Teknoloji yoğun sektörlerde ülkenin rekabetçi yapısını güçlendirmektir. Bu Kanun ile Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin kuruluşu, işleyişi, yönetim ve denetimi ve bunlarla ilgili kişi ve kuruluşların görev, yetki ve sorumlulukları düzenlenmiştir. 

8) 28 Eylül 2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

             5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 135-140’ncı maddelerinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesine dağıtılmasına ve yok edilmemesine ilişkin suç tarifleri ve cezai yaptırımlar düzenlenmektedir. Aynı kanunun 243-246 maddelerinde ise Bilişim sistemlerine girme, sistemi engelleme, sistemi bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarının tanımları ve bu suçlara uygulanacak cezalar düzenlenmiştir. 

9) 18 Mayıs 2004 tarih ve 5174 sayılı Türkiye Odalar Borsalar Birliği ile Odalar Borsalar Kanunu

             5174 sayılı kanunun 5. maddesinin 7. fıkrasında Yazılım ve bilişim teknolojileri üretenlerin de en az 10 işçi çalıştırmaları şartıyla sanayici sayılacakları hükmü düzenlenmiştir. 

10) 9 Ekim 2003 tarih ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu

             Bu Kanun ile demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektedir. 

11) 19 Nisan 2004 tarih ve 2004/7189 no’lu Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik

             Bilgi Edinme Hakkı Kanununun uygulanmasına ilişkin esas ve usuller bu yönetmelikte yer almaktadır.

12) 97/9 Sayılı Yurtdışında Ofis-Mağaza Açma, İşletme ve Marka Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ  (Tebliğ No: 2003/4)

             Türkiye'de ticari ve sınai faaliyette bulunan veya yazılım sektöründe iştigal eden şirketlerin yurt dışında mal ticaretine ilişkin faaliyette bulunmak üzere şirket kurmaları, depo ve mağaza açmaları ve işletmelerinden doğacak giderlerinin uluslararası kurallara göre devletçe karşılanmasına yönelik olarak değişiklik yapılmıştır. 

12) 6 Eylül 2004 tarih ve 2004/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi

 

            2004/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile Elektronik İmza uygulamalarının tüm kamu kurum ve kuruluşlarında birlikte işler ve uyumlu bir yapıda işetilmesini teminen, kamu kurum ve kuruluşlarının kurumsal sertifika ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla bir Kamu Sertifikasyon Yapısı oluşturulması kararlaştırılmıştır.

 

            Bu araştırma yazısına Devlet Planlama Teşkilatı, Bilgi Toplumu Dairesi'nin web sitesinde MSWord formatında erişebilirsiniz.
   ( Http://www.bilgitoplumu.gov.tr/mevzuat/20041006_Mevzuat_Arastirmalari_Murat.doc )

    BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR
YORUM YAPAN : Murat SEVGİ      TARIH : 11.05.2007
Talat beyin anlattığı durum vahim olmasına vahim. Ama bunun ortadan kalkması için tek bir yol varsa; o da bu.

Yani toplumun bilgi toplumu haline gelmesi.

Bilgi toplumu olmak içinde cahilleri barındırmayacak anlamına gelmiyor.
Evet cahiller, sefalet içindeki insanlar olmasa güzel olur.
Ama bunu başarmayı TIP diye sağlayacak bir imkan yok.

Bakınız 15 yıl öncesine kadar elektriksiz köyler vardı. Şimdi yok.
(Yönetenler toptan elektriksiz bir ülke haline gelmemiz için icraaat üstüne icraat yapıyorlar. Ama onları karıştırmalaım konuya)
Benim çocukluğumda her yaş gurubunda 250 300 bin çocuk olurdu. Yani her yıl 300 bin çocuk okula başlardı. Bu kitle üniversiteli olana kadar sayı elenirdi. Ama 200 bini yinede okullu olurdu.

Şimdi bir bakın çevrenize.
Birkaç yıl öncesine kadar 1 milyondu bu sayı. Şimdi 1 buçuk milyon olmuş.
Yani diyorum ki; boğazlar çoğalıyor.
Bunca genç, yetişkin oluyor.
Aş ister, üst baş ister, gezmek eğlenmek ister, çevresinde gördüğü (abuk sabuk da olsa) özendiği birşeyleri ister.
Bir süre sonra eş ister.
Sağlık hizmeti ister.
Ve en sonunda o da çocukları için aynı süreçleri yaşar...

Bu ülke bukadar insanı doyuramaz.
Yani boş işlerden para çıkaramaz.
O yüzden katma değeri en yüksek işleri yapması gerekiyor.
Hem devletin, hem milletin.

Ya işe yarar birşeyler üreteceksin.
Yada elinde işe yarar birşeyler olacak.

İşte bunlardan ikincisi en akıllıca seçim bence.

İşe yarar şeylerin en değerlisi; Yani BİLGİ.

ABD ve AB ye rağmen, cahil ve yetersiz iş adamlarının beceriksizlikleri ile kalitesini iyice diplere düşürdüğü İŞ DÜNYASINA rağmen "HERKEZ BİLGİNİN VE BİLGİ ÜZERİNE KURULACAK İŞ KONULARININ TEK TUTAR YOL OLDUĞUNU KABUL ETMEYE MECBUR"

Çünkü çıkarlarını kalabalıkların rantiyesi üzerine kurmuş bir SÜRÜ insan var. Bu sömürgenler milletin bilgi yoksunluğunu kendi çıkarlarına kullanırlarken hiç kaygı duymuyorlar.

Bol bol çocuk yapmayı, Ağa sözü dinlemeyi, kendilerine hürmet edilmesini ve saygı gösterilmesini gelenekselleştirilmiş bir hurafe gibi işliyorlar.

Kendi karılarını damızlık birer besi hayvanı gibi gören ağalık sisteminin hayaliyle yatıp kalkan eğitilebilirliği yok denecek seviyede, neredeyse körelmiş bir kalabalık var.

İşte bu tavşan gibi beşer onar imal edilen yavruların ekonomik, sosyal, kültürel vebalini vatandaşlar olarak hep birlikte çekiyoruz.



YORUM YAPAN : TALAT      TARIH : 11.05.2007
Bırak Anadoluyu, modernleşti dediğimiz ege, marmara ve akdeniz bölgesinde bile bugün okuma yazması olmayan çocuklar var. 15 17 20 yaşlarında! Yaşını bile bilmiyor. Sayamıyor bile zavallılar. Askerlik onlar için tek okul. O da sadece erkeklere. 21. yüzyıldayız dimi. Tamammen yalan ve zırva! Askere gelenlerin içinde her bölükte, her taburda, her tertipten 10 15 cahil varsa, eğer hala bu cahiller sadece gelişmiŞlik göstergesinde bir istatistik değer ise, ben daha fazla bir şey söylemiyorum. BİLGİ TOPLUMU şöyle.. böyle.. diye anlatmışsınız ya! BIRAKIN YA! NE BİLGİSİ? NE TOPLUMU? NE BİLGİMİZ VAR GERÇEK HAKKINDA... NE DE TOPLUM OLMUŞUZ GERÇEK ANLAMDA. TOPLUM DA OLAMAMIŞIZ BİLGİLİDE. ŞİMDİ DİYORSUNUZ Kİ "BİLGİ TOPLUMU" 20 30 BİN KİŞİLİK "ZÜMRE" KÜLTÜRÜNÜ TÜM MİLLETİN KÜLTÜRÜ GİBİ GÖSTERMEK GÜZEL. AMA GERÇEKLER ACIDIR BU TOPRAKLARDA!

YORUM YAPAN : Murat      TARIH : 04.04.2007
Bazı konuşmalar vardır, tarihin her anında değerini korur. Sanki o gün için yazılmıştır. Deha yazarın sözlerinde ortaya konulmuş bir matematik denklemi gibi gösterir kendin. Denklem her yerde ve her zaman geçerlidir.

Mustafa Kemal'in tüm söylevlerinde, demeçlerinde bunu görebilirsiniz...
Büyük önder, o günün özelinde açıklamalar ve yorumlar yaparken, bunları geneller ve her gün, her yerde, her şekilde kullanılabilir bir şekle sokar.

Bu yönlendirme duygusu zorlama bir duygu değildir. Hiçbir gaf ve dil sürçmesi ile karşılaşmadan, akıcı ve net bir konuşmadır.

İşte Mustafa Kemal'in dehasını gösteren en önemli vasıflarından biri de budur.

Her an taze olan bir çok konuşmasını sayabilirim. Ama en önemlilerden biri de Bursa Nutku diye bilinen konuşmasıdır.

Murat

YORUM YAPAN : Gülsüm      TARIH : 04.04.2007
Murat beye ve tüm okuyuculara selamlar..

Yorum yazısında belirtilen son sayfanın son paragrafında:

"Ey Türk istikbalinin evladı! İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!"

Diyor, yüce Atatürk.

YORUM YAPAN : Murat SEVGİ      TARIH : 03.04.2007
Türkiye en az her dünya insanı kadar akıl ve bilgi birikimine sahip. Birçok millet, Alman, İtalyan, Fransız yada İngiliz de, bizler gibi! Yani hepimizin bir diğerinden fazlası eksiği yok.

Ama iş devletleri kıyaslamaya geldiğinde durum değişiyor.

İşte bu farkı ortaya çıkararan şey: TOPLUM YAPISI. Bunun dengesini kurabilmek için; her seferinde şekil değiştirdik. Sırası ile:

1- Konar, göçer basit bir kalabalıktan "Tarım toplumuna" geçerken, bozkırdan anadolunun yeşil ovalarına uzanan yolculuğumuzda devlet sistemini öğrendik. Selçuklu ve Osmanlı ile en iyisini başardık.

2- Dünya sanayi toplumuna geçerken bakıp seyrettik. Bunun cezasını Osnanlının son 150 yılı ile ödedik. (Hala ödüyoruz)

3- Dünya artık Bilgi toplumuna geçiyor. Yani bir daha geride kalıp seyretme lüksümüz yok.

İşte bu durumda (yani bu gün) karar vereceklerin (politikacılar / bürokratlar) doğru ve ivedi karar vermekten başka çaresi yok.

Verecekleri karar bir milli mücadele kararından başka bir şey de değil aslında.

Birinci dünya savaşı sonrası Türkiyesi kadar kötü durumdayız. bunu düzeltmek için yapabileceklerimiz öyle net ve kesin bir halde ortada duruyor ki!
Bunu görmemek için politikacı bile olmak yetmez.

Mustafa Kemal Atatürk'ün 1927 de o günün raporunu vermek için dile getirdiği bir konuşma metni var.
Biz buna nutuk diyoruz.
İşte bu NUTUK; 1919 Mayısından o güne kadar yapılanların bir güncesi...
Atatürk bu belgenin son sayfasında: YARIN İÇİN BİR MUHTEMEL SENARYO ÇİZİYOR VE MADDELER HALİNDE ÜLKENİN DEVLETİN MİLLETİN DİĞER ULUSLARIN DURUMUNU TASVİR EDİYOR.

Durumu anlatmakla kalmıyor...
Son sayfanın son paragrafında bir de çözüm yolu gösteriyor!

Kehanet filan değil.
TAM BUGÜN olan profili ortaya koyuyor...
Yıllardan 1927
Aylardan Mayıs.

TAM 80 yıl önce!

80 diyorum. Gerçekten 80 yıl geçmiş üstünden.

Şimdileri anlatıyor....

Merak edenler açıp okusun.
Atatürk'ün Büyük NUTUK da denilen SÖYLEV de denilen o eserinin son sayfasında...

Biz o son sayfaya bir de isim vermişiz...
Açın okuyun.


TEKRAR SÖYLEMEK LAZIMSA:
O son sayfaya bizler: "ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ" diyoruz.

Ama sadece okullarda duvarlarda asılmak için değil o metinler...

YORUM YAPAN : Kerem AKBAŞ      TARIH : 03.04.2007
Sürekli değişen ve gelişen toplumda bürokrasi aynı değişimi daha yavaş yaşıyor. Bu ritm bozukluğunun getirdiği aksaklıklar yazıda belirtilen yasa, KHK gibi mevzuat değişiklikleri ile giderilemye çalışılıyor. Ancak asıl problem sürekli görmezden geliniyor. Bazı kurumların rantlarının süremesi için hayatı kolaytırıcak yenilikler sümen altı ediliyor. Bununla birlikte nitelik personel yetiştirme problemimizde bu değişimin aksayan bir noktası. Doğru yönlendirme ile nitekli personel yetiştirmedikçe treni yakalamamız zor. Bu arada Murat Sevgi Kalemine sağlık.

   YORUM YAPIN

 
    EDITÖRE AIT SON 15 YAZI   Bu Editöre Ait Tüm Yazılar
    - ENERJİ VE ÇORLU   (01.06.2007)
    - BAŞAR[AMA]MA   (24.05.2007)
    - KOBAY   (22.05.2007)
    - HESAP DIŞI BİR YAZI   (09.05.2007)
    - SAKIN KEMİĞE DAYANMASIN HAA!   (08.05.2007)
    - DURDURUN!   (10.04.2007)
    - KİRLİ ELLER   (04.04.2007)
    - BİLGİ TOPLUMU   (03.04.2007)
    - SİNEMA   (26.03.2007)
    - TİYATRO   (24.03.2007)
    - ÇUVALLADIK   (21.02.2007)
    - SİBERTERÖRİZM   (13.02.2007)
    - E-DEVLET'ten M-DEVLET'e: Türkiye   (12.02.2007)
    - "rOi" NEDİR?   (29.01.2007)
    - AB PROJE DESTEĞİ   (28.12.2006)
Yazarın Tüm Yazıları

 

 












Siz de Mail Listemize Katılın

Listemize katılarak en son
haberleri bültenler halinde düzenli olarak alabilirsiniz.

 
Alışveriş Merkezleri | Ambalaj | Bilgi Teknolojileri | Çiçekçilik | Danışmanlık | Dayanıklı Tüketim | Denizcilik | Deri Sanayi ve Ürünleri | Diğer Sektörler | Eğitim | Eğlence | Elektrik - Elektronik | Enerji | Ev Ve Bahçe Aksesuarları | Finans | Fotoğraf Ve Sanat | Gayrimenkul | Gıda | Hayvancılık | Hazır Giyim | Hırdavat / Nalburiye | Hizmetler | Inşaat / Yapı | İklimlendirme Sistemleri | İthalat / İhracat | Kamu Kurumları | Kırtasiye / Basım | Kimyasal Madde | Kişisel | Makine / Metal | Market / Mağaza | Matbaa Ve Yayıncılık | Meslekler / Dernekler | Mobilya | Orman Ürünleri | Otomotiv Ve Yan Sanayi | Oyuncak | Pazarlama | Plastik | Reklamcılık | Sağlık | Sigorta / Resürans | Sivil Toplum | Süs Eşyaları | Takı / Aksesuar / El Sanatları | Tarım Ve Ziraat | Taşımacılık / Lojistik | Tekstil / Giyim | Telekominikasyon | Tıp / Sağlık | Turistik İşletmeler | Üretim Sanayi - KOBİ | TÜM SEKTÖRLER |

CorluTicaret.Net Hakkında  |  İletişim  |  Sıkça Sorulanlar  |  Reklam Programları  |  Özel Firma Üyeliği
 
 
 
©2006 CorluTicaret.Net.Tüm Hakları Saklıdır.Sitede Geçen Tüm Yazı, Döküman v.b Kaynakların
 Izinsiz Kullanılması Suçtur ve Sitede Adı Geçen Firmaların Tüm Bilgilerinden Sadece Ilgili Firma Sorumludur.
Ayrıca Bkz. Gizlilik & Güvenlik Politikası
Çorlu Web Tasarım
spektra