CORLUTICARET.NET » YAZILAR
KOBAY

 KOBAY
 

Murat SEVGİ
HAYATA DAİR
mental@um.turkcell.com.tr
 

GÜNCELLEME: 22.05.2007 OKUNMA : 3034

        MARMARA ÇEVRE PLATFORMU 25. BÖLGE TOPLANTISI ( 26 - 27 CUMARTESİ-PAZAR MAYIS 2007 TEKİRDAĞ - SARAY ) Gündemini okuduğumda ne kadar acz içinde olduğumuz ve boyun eğmiş bir duruş sergilediğimiz geldi.
        Toplantı Saraydaki santral ve çevreye vereceği zararlar üzerine konuşmaların da yapılacağı bir gündemi içeriyor.  Maili sayesinde toplantıdan  haberdar olduğum Yrd.Doç.Dr.Füsun EKMEKYAPAR, (Çorlu Müh.Fak.) yazısında Sinop'taki atık toplama merkezi ve Türkiye'de fark ettirilmeden yasalaşan "nükleer  felaketin" boyutlarından bahsediyordu.

        KOBAY olmanın şanssızlığını yaşayan bir toplumun bireyleriyiz.
        Dünyada ne kadar gelişmişlik ibaresi, "Teknoloji" göstergesi, medeniyet sembolü varsa hep batıdan çıkıyor. Buna iki asrı aşan bir süredir kanıksadık. Birileri tersine çevirmeye çalışsa da buna en başta kendi idarecilerimiz ve bürokratlarımız; "Hoop! Dur, saçmalama! Sen kim buluş, icat, keşif kim? Kime sordun? Kimden izin aldın?" tarzında bir yığın engelleyici tutum ile frenlemeye çalışıyor. (Bu konuda çok dertliyim. Yaramı deşmeden konuya döneyim)

        Batı dedik batı diye devam edelim. İşte bu BATI bir icadı yaptığı zaman sanmayın ki durur düşünür, ölçer tartar, test eder. Ufak tefek prosedürler uydurmuştur. Bunları halleden işi bitirir. Gerçek test hayatın içinde olur. Evet, evet yalnış okumuyorsunuz. Hayatın tam içinde!

        Nasıl mı olur çok basit! 6-7 Milyar insan var. Alır kullanır. Dener. Sorun çıkmazsa amenna! 
        Ya çıkarsa? Bir keçi keser olayı kapatırız.

        Aynı Afrika'nın yamyam kabilelerindeki gibi.
        Yağmur yağdı! Sel oldu. Deme ki biri günah işledi. (Tanrılar kurban ister.) Kes keçiyi Tanrıya...
        Yağmadı çöl oldu! Biri yine günah işledi. Kes keçiyi Tanrıya!
        Sonuçta hiç inek kesilmez. O küçücük yamyam kabilesi bile ufacık bir günah için koca ineği heder etmenin yanlış olduğunun farkında.

        Dünya ekonomisi de böyle. Burada da kesilen hep keçiler olur. Buradaki keçiler 3. dünya halkları, yerel ve bölgesel küçük şirketler.

        Şimdi size bir hikaye anlatacağım. (Belki bunu okumuşsunuzdur internette.)
        1910 ve 1020 li yıllarda kurşun kalem gibi iş gören ve adına kopya kalemi denen bir kalem çokça kullanılıyordu.
        Bu kalemin yazdıkları silinmediği için resmi işlerde çokça kullandılar.
        Hatta su bazlı bir malzeme ile harmanlanan boya maddesi ıslandığında mavi-siyah bir renk alıyordu.
        O tarihlerde yazıcı ve katip tayfası (ABD ve Kanada) bu kalemi çok sevdi ve kullandı.
        Yazı yazarken ağızlarına götürme olayı da epey bir okumuşluk göstergesi idi hani.

        Buraya kadar her şey normal.
        Olay burada kopuyor zaten.

        1932 yılında Sör. James HAVERTY diye bir fizik hocası laboratuarına gayger cihazı aldı.
        Bu cihaz, radyasyon yayan maddelere yaklaşınca öten bir dedektör.
        Keşfedilişinin 2 yada 3 yılı olduğunu da düşünürseniz basit bir alet olduğunu tahmin edersiniz.
        Sör James Aygıtın pillerini taktığında bip bip bip ötmeye başlayan alet şaşkınlık yarattı. Ne olmuştu bozulmuşmuydu.
        Tabiki araştırdı (bilim adamı ya! Araştıracak tabi.) Haftalar sonra ötmenin sebebini buldu.

        Sekreteri Bety nin masasındaki kalemler aletin ötmesine sebep olmuştu.
        Olay anlaşılmış ve "kopya kalemlerinin" radyoaktif olduğu ortaya çıkmıştı.
        Maddenin kaynağı araştırıldı.
        Kanada sınırları içerisinde Viktorya denen bir bölgeden çıkarılan kömürden bu madde elde edilmişti.

        Bugün dünyanın en meşur kalem üreticilerinden biri olan XXXX şirketi, kalemleri sessiz sedasız topladı.
        Kalemler BOSTON'da bir liman deposuna kilitlendi. (Bizim radyasyonlu çaylar gibi)

        Kalem şirketi üretim şeklini değiştirdi.
        Hindistan'dan mavi rengi veren bir pigment boyası alınarak kömür ile harmanlandı.
        Yeni kalemler böyle üretildi.

        1929 da başlayan, bazılarının BUHRAN dediği, 10 yıllık bir süreç vardı. Amerika'da o günlerde.
        Sıkı yönetimler, iflaslar, terör... Ne ararsan vardı.

        Hindistan'daki İngiliz şirketi (mavi pigmentleri satan) alacaklarını tahsil edemeyince, şu bizim Boston'daki depoya el koydu.
        1937 de kalemler Hindistan'a gitti.
        Hint halkı yalaya yalaya yazdı yıllarca....


        Şimdi bunu neden mi anlattım.
        3. Nesil Nükleer reaktörler de tıpkı bu kalemler gibi zararlı.
        Onun için anlattım.
        4. Nesil diye bir (yeni) tür çıkmış. Çıkalı 7-8 yıl olmuş.
        O bile tartışmalı. Türkiye bu tartışmalara girmiyor. Taraf bile olamıyor.
        Ama bu işin en üstünde yer alan insanlar işin farkında olan insanlar toplumu bilgilendirmeye....
        .... toplumsal baskı yaratmaya çalıştıkça, satıcı konumdaki ülkelerin politikacıları BM Atom Enerjisi Kurumunu susturmaya çalışıyor.
        Bu susturma işini "sen sus", yada "kapa çeneni" şeklinde değil.
        Konu ve gündem kalabalığı içinde değer taşıyan bilgileri gölgeleyerek yapıyorlar.
        Bu stratejiyi de sanki bizden öğrenmişler gibi geliyor bana.

        Sadece Nükleer işinde değil,
        Gıda katkı maddeleri, ilaç ham maddeleri, gıda kimyasalları
        Üretimde kullanılan makine teknolojileri (atık ve artıklar bakımından)
        Yakıtlar, motor teknolojileri, lastikler, tekstil ürünlerinde kullanılan elyaflar
        Zararlılar 1, 2, 5 değil ki!

        Aslında niye anlatıp kafamı yorduğumu da bilmiyorum.
        İçtiği sigaralar ile hem kendini zehirleyen, hem de verdiği para ile silah, terör, entrika üreticisi bir ülkeye hizmet eden insanlara değer mi bu.

        Hala bu gidişe dur diyecek imkanımız varken "DUR" deme şansımızı kullanmalıyız.
        Atatürk'ün dediği gibi: "Muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur!"
       

 

    BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR
  • Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmamış.Ilk Siz Yorum Yapın.
  •    YORUM YAPIN

     
        EDITÖRE AIT SON 15 YAZI   Bu Editöre Ait Tüm Yazılar
        - ENERJİ VE ÇORLU   (01.06.2007)
        - BAŞAR[AMA]MA   (24.05.2007)
        - KOBAY   (22.05.2007)
        - HESAP DIŞI BİR YAZI   (09.05.2007)
        - SAKIN KEMİĞE DAYANMASIN HAA!   (08.05.2007)
        - DURDURUN!   (10.04.2007)
        - KİRLİ ELLER   (04.04.2007)
        - BİLGİ TOPLUMU   (03.04.2007)
        - SİNEMA   (26.03.2007)
        - TİYATRO   (24.03.2007)
        - ÇUVALLADIK   (21.02.2007)
        - SİBERTERÖRİZM   (13.02.2007)
        - E-DEVLET'ten M-DEVLET'e: Türkiye   (12.02.2007)
        - "rOi" NEDİR?   (29.01.2007)
        - AB PROJE DESTEĞİ   (28.12.2006)
    Yazarın Tüm Yazıları

     

     












    Siz de Mail Listemize Katılın

    Listemize katılarak en son
    haberleri bültenler halinde düzenli olarak alabilirsiniz.

     
    Alışveriş Merkezleri | Ambalaj | Bilgi Teknolojileri | Çiçekçilik | Danışmanlık | Dayanıklı Tüketim | Denizcilik | Deri Sanayi ve Ürünleri | Diğer Sektörler | Eğitim | Eğlence | Elektrik - Elektronik | Enerji | Ev Ve Bahçe Aksesuarları | Finans | Fotoğraf Ve Sanat | Gayrimenkul | Gıda | Hayvancılık | Hazır Giyim | Hırdavat / Nalburiye | Hizmetler | Inşaat / Yapı | İklimlendirme Sistemleri | İthalat / İhracat | Kamu Kurumları | Kırtasiye / Basım | Kimyasal Madde | Kişisel | Makine / Metal | Market / Mağaza | Matbaa Ve Yayıncılık | Meslekler / Dernekler | Mobilya | Orman Ürünleri | Otomotiv Ve Yan Sanayi | Oyuncak | Pazarlama | Plastik | Reklamcılık | Sağlık | Sigorta / Resürans | Sivil Toplum | Süs Eşyaları | Takı / Aksesuar / El Sanatları | Tarım Ve Ziraat | Taşımacılık / Lojistik | Tekstil / Giyim | Telekominikasyon | Tıp / Sağlık | Turistik İşletmeler | Üretim Sanayi - KOBİ | TÜM SEKTÖRLER |

    CorluTicaret.Net Hakkında  |  İletişim  |  Sıkça Sorulanlar  |  Reklam Programları  |  Özel Firma Üyeliği
     
     
     
    ©2006 CorluTicaret.Net.Tüm Hakları Saklıdır.Sitede Geçen Tüm Yazı, Döküman v.b Kaynakların
     Izinsiz Kullanılması Suçtur ve Sitede Adı Geçen Firmaların Tüm Bilgilerinden Sadece Ilgili Firma Sorumludur.
    Ayrıca Bkz. Gizlilik & Güvenlik Politikası
    Çorlu Web Tasarım
    spektra